Bulundu: http://www.sukrusaracoglu.com/article/articleprint/719/-1/22/

YOLUN SONU GÖRÜNÜYOR...


Ana Sayfa Kategoriler Haftanın Yazısı

Galiba bu işin sonu belli olmaya başlıyor. Fenerbahçe böyle giderse hüsrana uğrayabilir. Teknik direktör çok eleştiriliyor. Haklı olunabilir ama her eleştiriyi uygulamaya çalışınca, değerlendirmeye çalışınca ortaya böyle karmaşık bir yapı çıkıyor. Zico gerçekten berbat takım çıkarıyor olabilir. Bazı oyunculara şans vermiyor da olabilir. Ama bu takım böyle olmamalıydı. Birileri çift forvet oynayan takımın Daum'un 4-4-1-1 ine dönmesini istiyor ve hemen dönüyor. Birisi 3-5-2 nin iyi olacağını söylüyor ve hemen o sisteme geçiliyor. Artık iş çorba olmaya başladı.

3-5-2 nin en önemli özelliği kanatlar ve orta ikilidir. Kanatlar hem defansta hemde ofansta bindirmeler yapabilen oyunculardan kurulu olmalı ve orta ikiliden destek almalıdır. 4-4-2-2 de ise apayrı bir sistemle oynanır ve kanatlardaki oyuncuların yardımlaşmaları ve ortadakilerin yardımlaşmaları atakların şiddetini belirler.
Bunları neden yazıyorum. Bunları bilmek kimseyi yüceltmez veya futbol bilgisini daha iyi yapmaz. Futbol sistemlerle oynanamaz. Evet, bir sisteminiz olmalıdır ancak sistemi uygulamak için sahada sizin istediklerinizi yapmaya çalışan futbolcular olmalıdır.
İşte en büyük örnek Fenerbahçe. Bu takıma istediğiniz sistemi uygulayabilirsiniz ama verim alamazsınız. Çünkü futbolcular bitmiş. Biten futbolcular yıldız futbolcular da değil. Kezman bitmiştir ancak bir Ali Bilgin, Selçuk ve Önder Turacı ondan aşağıya kalır yanları yoktur. Zico ortaya Selçuk'u koymuş ama Selçuk’un ne yaptığı belli değil. Mücadele yok, paslaşma yok, baskı yok. Keza Ali Bilgin öyle, paslaşma yok. Kanatlardan bindirme yok, heyecan yok. Bakıyorsun Alex harika paslar atıyor, Roberto Carlos bindirmeler yapıyor. Koşuyor mücadele ediyor. Aurelio tek başına elinden geleni yapıyor. Defans zaten bu kadar yalnız kalınca elinden gelenin en iyisini yapıyor.
Sorun sistemde değil. Sorun futbolcuda ve teknik direktörde. Sorun taraftarda. Sorun yayılmış durumda ve herkes birbirini suçluyordur.
Zico'nun Semih'i oynatmamasını anlamıyorum. Kazım’ı oynatmamasını anlamıyorum. Ali Bilgin'den kanat oyuncusu yaratmasını anlamıyorum. Ali Bilgin'den bir şeyler yapılmasını da anlamıyorum. Zaten Anadolu takımlarından bir futbolcu 3 büyüklere karşı iyi oynadı mı hemen piyasa yapıyor. Adamlarda istikrar yok. Bugün Rize Fenerbahçe'yi yeniyor ama aynı performansı başka takıma gösteremiyorlar. Sende gidip o takımın sana gol atan futbolcusunu alıyorsun. Adam istikrarsız ve bu istikrarsızlığını sende de sürdürüyor ve aldığı milyon dolarlar ile keyif çatıyor.
Alex’e bakıyorum, öyle güzel paslar veriyor ki, Kezman 3-4 pozisyonu öylece yedi. Alex de koşmadığıyla kaldı işte. Alex'den yararlanan bir tane futbolcu yok. Biraz Carlos yararlanmaya çalışıyor. O kadar milimetrik pastan birini gol yapmalısın. Maçta 23 şut atılıpta 5 i isabet buluyorsa forvet elemanlarının uyumsuz olduğu görülmelidir.
Rize’nin oynadığı futbol, futbol değil. Sadece koşuyorlar. Başka takıma onuda yapmıyorlar. Fenerbahçe’nin oynadığı futbolda futbol değil. Hakemlerin oynadıkları oyunda, oyun değil. Zaten bu ülkenin milli takımlar düzeyinde ve kulüpler düzeyinde başarılı olması şimdilik zor.
Yok, İnter'in defansı yokmuş, yok efendim İnter eksikmiş. Ne yani İnter'in yedekleri Rize kadar olamaz mı?
Güldürmeyin beni de işinize bakın. Yok, o arkada oynamalıymış, yok o kanat değiştirmeliymiş. Bunlar boş. Sahada oynamak, kendini geliştirmek istemeyen adamlar var. Bunları temizlemek lazım takımdan. Yetenekli olabilirler ama istikrar yoksa yeteneğin gereği de yok.


Abdullah AKSOĞAN

 

Alıcının emaili:

*

Sizin emailiniz:

*



| Normal görünüme dönüş | Arkadaşına gönder |